Sertap Erener

Yazar yonetici2 24/12/2018 0 Yorum BLOG,

Müzikal tarzı ve sesi

Sertab Erener'in ses aralığı 3 oktavdır ve türü koloratur sopranodur. Bir pop müzik şarkıcısıdır. Şarkılarında, "Ortadoğu ezgilerinden kulüp şarkılarına kadar uzanan bir yelpaze" yer alır. 1980'lerde şarkıcılığa ilk atıldığında operayla uğraştı ancak operada beklediğini bulamayınca pop yapmaya karar verdi. Bundan şöyle bahsetti: "Benim düşündüğüm gibi, hayal ettiğim gibi çıkmadı. Kendi içimde yarattığım başka bir operaydı belki de. Ne bileyim ben. Yurt dışına gidecek öyle bir para pul, öyle bir burs yoktu o dönem. Sonra dedim ki jingle söylüyorum. Para da kazanıyorum. Ben en iyisi kendi kulvarımda kendi kendime bir şeyler yapayım." Operadan pop müziğe geçerken oldukça zorlandı. Milliyet'te yazan Semih Günver, 1994'teki bir yazısında Erener'in sesiyle ilgili olarak "Ne renkli, ne tatlı bir ses. Bu genç kadın büyük bir şarkıcı. Gerçek bir soprano." dedi. Hürriyet yazarlarından Tolga Akyıldız ise "Sertab, hem sesinin hem de şarkı seçiminin gücüyle Türk popüler müziğinin birinci ligindeki en büyük markalardan biri." yorumunu yaptı. Ünlü olmadan önce yıllarca İngilizce şarkılar söylediği için ilk albümü Sakin Ol!'daki Türkçe şarkıların bir kısmında "söylediğini bilmediği bir şeyleri" anlattı, ne söylediğinden çok nasıl söylediğine takıldı. İkinci albümü Lâ'l'de ise bunun farkına vardı ve yaşanmışlıklarını da şarkılarına ekleyerek olayın sadece teknik kısmıyla ilgilenmeyi bıraktı.Üçüncü albümü Sertab Gibi'de söz yazarlığı ve bestecilik yapmaya başladı. Müziklerin alt yapısına fazlasıyla önem vermesine rağmen yine de sesi istediğinden ön planda oldu. Deneysel bir çalışma olarak nitelendirdiği Sertab Gibi için, "[Albüm] Ticari başarısızlıkla sonuçlandı denilebilir ama kariyerim açısından 'Vay be, hatuna bak!' dedirtecek noktaya geldim. Bu deneyimle gördüm ki söyleyeceğim sözü müziğimle, Türk toplumunun beğeni sınırlarını küçük küçük zorlayarak, adım adım birlikte yürüyerek söylemeliyim. Yoksa tamamıyla avangart şeyler üretebilecek kapasiteye sahibim ama o, sadece arkadaşlarımın dinlediği bir şey olur. Oysa ben geniş bir kitleye hitap etmek istiyorum. Bu durumda da pop müziğin kitlelere ulaşmak ve hep birlikte bir adım öteye gitmek için doğru bir dil olduğuna inanıyorum." dedi.

Dördüncü albümü Sertab Erener, önceki üç albümüne kıyasla "deneylerden uzak ve oturaklı" bulundu. Beşinci albümü Turuncu, pozitif bir enerjiyle insanları hayata bağlaması için ortaya çıktı. Ayrıca önceki albümüyle ilan ettiği "Zor Kadın" imajını, bu albümdeki "Güle Güle Şekerim" şarkısının sözleriyle yıktı. 2003'te Eurovision'a katıldığı "Everyway That I Can" ise etnik motiflerle süslenmişti, klasik pop ve Türk müziğinin karışımını yansıtmaktaydı. Yedinci albümü Aşk Ölmez, çok iddiasız bir şekilde hazırlandı. Erener, Aşk Ölmez'de "bugüne kadar sahip olduğum bütün bilgileri, şarkının ilk beş dakikasında göstermeliyim ya da sesimi şurada ortaya çıkarmalıyım" iddiasından vazgeçti. Albümden şöyle bahsetti: "Biraz aşkı, insan olmayı kurcalıyor. Bir felsefesi olduğuna inanıyorum. Küçük espriler de var ama albüm özellikle kadın-erkek ilişkilerine dair.... Kendi aramızda yaşadığımız anlaşmazlıkları, bazen esprisini yaparak, bazen ciddiye alarak yazmaya çalıştım. Çoğunluğun dertleri; sonuçta ben de onlardan ayrı bir şey yaşamıyorum. Metropol insanı olduğum için onun sorunlarından söz ediyorum. Bunlardan yola çıkarak albümün sözlerini yazdım." Demir Demirkan ile birlikte yayımladığı caz fusion tarzındaki Painted On Water'da türküleri İngilizce sözlerle yeniden seslendirdi. Sekizinci albümü Rengârenk'te, yorumculuğundaki "diva hareketlerini azaltarak" daha sakin bir şekilde şarkı söyledi.

Yorum Yap